| Fıkra : Kafa agrisi |
|
|
Temel´in kafasi agrimaktadir evde yana yana hap aramaktadir,eline bir kutu hap gecer icinden ikitanesini alir hemen icer,bir okurki hap dogumkontrol hapi karisinin hapi.Büyük heyecana kapilir ve son süratle doktorun kapisina dayanir.Olayi Doktora anlatir. Doktor:Sakin ol söyle bir uzan kontrol edeyim.Temel:Ne oldu doktor bey ben simdi neyapcam.Doktor:Oglum telasa hic gerek yok, Ben seni iyi kontrol ettim,Hamile kalmayacaksin. | |
ATATÜRK’ÜN BİR SAATİ VARDI
Atatürk’ün bir saati vardı
Yediveren gül gibi açardı
Atatürk’ün bir atı vardı
Etilerden beri yaşardı
Atatürk’ün bir resmi vardı
Buğday tarlası gibi ağardı
Atatük’ün bir saati vardı
Durmadı
| Karne |
|
|||
şiir
isim, edebiyat Arapça şi¤r
| 1 . Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk: "Halk şiirinden, divan şiirinden değil, şiir mefhumundan, sadece şiirden bahsedeceğim."- N. Ataç. |
| 2 . mecaz Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey: "Burada herkes kendi gönlünden olduğu kadar bu tabiatın içinden gelen bir şiiri dinler."- A. Ş. Hisar. |
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
| şiir düzmek | şiir gibi |
Birleşik Sözler
| şiir defteri | şiir dinletisi | şiir kitabı | lirik şiir |
| mensur şiir | saz şiiri |
spor (I)
isim Fransızca sport
| 1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü. |
| 2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner. |
Birleşik Sözler
| spor kulübü | spor loto | sporsever | spor toto |
| atlı spor |
spor (II)
isim, bitki bilimi Fransızca spore
| 1 . Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. |
| 2 . hayvan bilimi Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. |
Birleşik Sözler
| spor kesesi |
sınav
isim
| 1 . Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test. |
| 2 . mecaz Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum: "Evliliğin ilk yılları bir sınavdır."- . |
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
| sınava çekilmek | sınava girmek | sınavda bırakmak | sınav vermek |
Birleşik Sözler
| yazılı sınav | ara sınav | bütünleme sınavı | eleme sınavı |
| engel sınavı | muafiyet sınavı | vize sınavı | yeterlik sınavı |
okul
isim
| 1 . Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep: "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi."- M. Ş. Esendal. |
| 2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü: "Okul dağıldı."- . |
| 3 . Ekol. |
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
| okuldan ayrılmak | okulu asmak (veya kırmak) |
Birleşik Sözler
site
isim Fransızca cité
| 1 . Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi. |
| 2 . eskimiş Şehir. |
| 3 . Kentlerde, belirli bir merkezden yönetilen, genellikle güvenliği sağlanmış toplu yerleşim merkezi. |
| 4 . tarih İlk Çağda kendi yasalarıyla yönetilen bir veya birkaç kentten oluşan devlet. |
| 5 . bilişim Kişi veya kuruluşların Genel Ağ'da oluşturduğu değişik konulardaki bilgilendirici sayfalar. |
Birleşik Sözler
| kültür sitesi | sanayi sitesi |
« Önceki ::